Amacı elektrik üretmek olan bir enerji kaynağı için bütün AB ülkelerinin erken uyarı sistemi oluşturması gerekecek ve siz bu kaynağa güvenli diyeceksiniz;

Aslında tamamen güvenli nükleer reaktör bir masaldan başka bir şey değil. Bugün herhangi bir reaktörde yüksek düzeyde radyasyonun çevreye salınmasına sebep olabilecek bir kaza yaşanabilir. Hatta 'normal işleyen' bir reaktörde dahi radyoaktif materyaller hava ve suya karışmaktadır.

Fransa'nın güneyinde popüler turistik bölgesinde iki nehirde geçtiğimiz yıl musluk sularının içilmesi, yüzmek ve balık tutmak yasaklandı. Sebebi ise Tricastin nükleer santralinden 75 kg'lık radyoaktif maddenin suya karışmasıydı.

ChernobyChildrenBu 1. dereceden (1-7 arasında derencelendirilir) kaza aslında Fransa'da her yıl bunun gibi yaşanan ortalama 900 olaydan bir tanesi. Yapılan hesaplamalar, mevcut santraller için, reaktör çekirdeğinin zarar gördüğü bir kazanın olma olasılığı yıllık 1/10,000. (Fetter, 1999). Mevcut nükleer kapasiteyi 10 katına çıkartırsanız böyle bir kazanın olma olasılığı ortalama her 2-3 yılda bir olacaktır.

Nükleer kazalara yönelik hafızamız Çernobil felaketiyle başlıyor olabilir ancak Çernobil'den çok önce de nükleer endüstri çok ciddi kazalar yaşamaktaydı. Sivil nükleer programlarda da gizlilik ilkesinin uygulanması bunların ortaya çıkmasını da engelledi.

Geçen 50 yılında endüstrinin yaşadığı kazalardan birkaç örnek vermek gerekirse;

Sellafield  İngiltere 10 Ekim 1957:

İngiliz nükleer programına plütonyum üreten  Windscale Reaktör1’de yangın çıktı. Saatlerce yandı, radyoaktif maddeler havaya karıştı. Radyoaktif bulutlar İsviçre'ye kadar ulaştı. Yerel olarak radyoaktivite ile kirlenmiş binlerce litre süt imha edildi. Kazanın detayları, hala İngiliz devleti gizlilik kanunları çerçevesinde saklanmaktadır.

Kyshtym Rusya 29 Eylül 1957:

Bir soğutma aksaması nedeniyle sıvı atık tankında yangın meydana geldi. Patlama sonucu 2,5 metre kalınlığındaki beton parçalanarak yeraltındaki  tank havaya uçtu. 70-80 ton yüksek radyoaktif içerikli madde açığa çıktı. Binlerce kilometrekarelik alan yüksek dozda kirlendi. Kaza 1970’lerin ortalarına kadar gizlendi. 30 kadar yerleşim biriminin adı haritadan silindi.

Harrisburg Pensilvanya ABD 28 Mart 1979:

İnsan hataları ve teknik hataların birleştiği kazada çekirdekte meydana gelen kısmi erime Three Mile Adası Santrali 2 numaralı reaktörde meydana geldi. Radyoaktif gazlar açığa çıktı ve yaklaşık 3500 çocuk ve hamile kadın tahliye edildi.

Çernobil Ukrayna 26 Nisan 1986:

Çernobil nükleer santralinde 4 numaralı reaktörde güvenlik testi sırasında operatörler çekirdek erimesine neden oldu. Patlama çok büyüktü, 1000 tonluk çatıyı uçurarak Avrupa’yı radyoaktif bulutlara maruz bıraktı. Ukrayna ve Belarus’ta çok geniş araziler radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Radyoaktivitenin uzun vadeli etkileri özellikle çocuklarda yeni görülmeye başladı.

Tokaimura Japonya 30 Eylül 1999:

Yakıt üretim tesisinde iki çalışan çok fazla sıvı uranyum çözeltisini güvenlik kurallarını ihlal edecek biçimde karıştırdı. Zincirleme reaksiyon başladı ve radyoaktif madde yayıldı. Üç çalışanın ikisi birkaç ay sonra radyasyon hastalığından öldü, 400’den fazla insan çeşitli seviyelerde radyasyona maruz kaldı. Bir yıl sonra pahalı bakım masraflarından kaçınmak için, çok önemli güvenlik raporlarıyla oynandığı anlaşıldı.

Japonya:

Göreceli daha yüksek güvenlik standartlarına rağmen 2004’de Mihama reaktöründe buhar patlaması sonucu 5 işçi öldü. 2006’da bir reaktör depremlere dayanamayacağı nedeniyle mahkeme kararıyla kapatıldı. Üstelik Japonya jeolojik açıdan aktif bir ülkedir.

ABD:

Dünyanın en çok nükleer reaktörüne sahip Amerika 2002 yılında Ohio’da David Besse reaktöründe facianın eşiğinden döndü. Tüm çekirdek erimesini kontrol eden basınç ünitesini çökertebilecek bir metal aşınması fark edildi. 10 yıl kadar önce Greenpeace, Amerika’da nükleer santrallerle ilgili metal aşınması konusunda ciddi uyarılarda bulunmuştu. Bu uyarılar dikkate alınmadı. David Besse’de yaşanan olaydan sonra reaktör 2 yıl kapalı kaldı (maliyeti 600 milyon USD). Şimdi 2017’ye kadar çalışabileceğine dair sertifika verildi.

Fransa:

Aralık 2003’de Cruas 3 reaktöründe sel nedeniyle oluşan zararlardan dolayı Fransız Nükleer Güvenlik ajansı acil durumlar için kuruldu. Temmuz 2008’de Tricastin’de yaşanan kazada 100 görevli radyasyona maruz kaldı. 30,000 litre uranyum içeren sıvının nehre karışması üzerine yerel halka nehir suyunu kullanmama uyarısında bulunuldu.

Fransa, A.B.D., İsveç ve Japonya’da, yakın dönemde yaşanan kazalar gerçek facialara ramak kala durdurulabildi. Bu kazalar ve daha yüzlercesi, nükleer santraller olduğu sürece yeni Çernobiller’in ne kadar olası olduğunu da gösteriyor.