Nükleer Reaction blogunun düzenli okurları, Slovakya’da uranyum madeni projeleri ile ilgili yerel halkın da söz sahibi olması için kanunlarda değişiklik yapılmasını hedefleyen kampanyayı anımsayacaklardır.

Bu kampanya, Greenpeace’in de dahil olduğu bir koalisyon tarafından üç yıl önce başlatıldı. Slovakya’da 100,000 imza toplayan herhangi bir dilekçenin parlamento’da görüşülmesi zorunludur. Koalisyon 113,000 imza toplayarak, dilekçeyi geçtiğimiz Eylül ayında parlamentoya verdi.

odovzdavanie peticie proti tazbe uranuBu hafta, Slovak parlamentosunun verdiği çok önemli karar ile jeolojik çalışmalara ve maden aramalarına yönelik kanunlarda yerel topluluklara, belediye ve yerel otoriteye daha fazla söz hakkı tanıyan değişiklikleri kabul etmesi ile kampanya zafere ulaştı. Bu kanun değişikliği, onlara uranyum yataklarını bulmaya yönelik jeolojik araştırmaları durdurma veya sınırlama, önerilen uranyum madeni çalışmalarını da durdurma imkanı veriyor.

Bu zafer Slovak çevre hareketi için büyük bir kazanımdır ve bu alanda çalışan tüm dünya gruplarına ilham vermelidir. Slovak tarihinde ilk kez, bir sivil toplum hareketi 100,000’in üzerinde imza toplamayı, bir çevre sorunu bir dilekçe ile parlamentoya ulaşmayı ve bunların sonucunda da kanun değişikliğini sağlamayı başarmıştır.

Bu Slovakya’da uranyum madenciliğinin yasaklanması anlamına gelmemektedir, ancak yerel ve bölgesel otoritelere madencilik ruhsatlarının verilmesinde ciddi bir güç sağlamaktadır. Bölgelerinde uranyum madeni açma başvuruları olan 41 belediyenin tamamı, bu madenlere karşı olduklarını açıkladılar bile. Bu da, Slovak uranyumunun artık pek de güneş yüzü görmemesi yakalanmış müthiş bir fırsattır.

Harekete geçin

Türkiye'nin nükleer kabusa sürüklenmesine izin vermeyin, siz de nükleer santrallere karşı imzanızı atın!