11 Haziran’da Kahramanmaraş’ta görülen duruşmalarda, Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne eklenmesi planlanan iki yeni ünitenin ÇED kararının iptali talebi değerlendirildi. Mahkemenin projeyi iptal etmesi halinde Türkiye’de planlama aşamasındaki yeni kömürlü termik santral projesi kalmayacak. Kararın, bu yıl COP31’e ev sahipliği ve başkanlık yapacak Türkiye’nin enerji ve iklim politikaları açısından önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.

11 Haziran 2026, İstanbul – Türkiye’de planlama aşamasında olan tek yeni kömürlü termik santrali projesi olan Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin 5. ve 6. ünitelerine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) onay kararının iptali istemiyle açılan üç ayrı davanın duruşmaları bugün Kahramanmaraş’ta görüldü. Elbistan, Nurhak belediyeleri, Türk Tabipleri Birliği (TTB), TEMA Vakfı ve Greenpeace Türkiye; ile bölge halkının açtığı davalarda mahkemenin kararını önümüzdeki haftalarda açıklaması bekleniyor.

Mahkemenin projeyi iptal etmesi hâlinde Türkiye’de planlama aşamasındaki yeni kömürlü termik santral projesi kalmayacak. Böyle bir karar, COP31’e ev sahipliği yapacak ve başkanlığını üstlenecek Türkiye’nin kömürden çıkış takvimini açıklaması için güçlü bir mesaj ve önemli bir fırsat yaratacak.

40 yıllık yaşam mücadelesi: Daha fazla kömür değil, yaşanabilir bir gelecek istiyoruz

Duruşmada söz alan yöre sakinleri, bölgenin yaklaşık 40 yıldır kömürlü termik santrallerin yarattığı çevre ve sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini anlattı. Santralin faaliyete geçmesinden bu yana üzüm bağlarının, meyve bahçelerinin ve verimli tarım arazilerinin büyük ölçüde yok olduğunu belirten yurttaşlar; hava kirliliğinin ve solunum yolu hastalıklarının yaşamın sıradan bir parçası hâline geldiğini ifade etti.

Ayrıca yeni ünitelerin yalnızca sağlık risklerini artırmayacağı, aynı zamanda Afşin Elbistan Ovası’nın tarım potansiyelini, su varlıklarını ve ekolojik dengesini geri dönülmez biçimde tehdit edeceği vurgulandı. Ceyhan Havzası’ndaki su kayıplarına, yeraltı sularının çekilmesine ve verimli tarım arazilerinin kül ve madencilik faaliyetleri nedeniyle kullanılamaz hâle gelmesine dikkat çeken konuşmacılar, bölgenin güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynakları açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu da hatırlattı. Mahkemeden beklentilerinin, geçmişte benzer projelerde olduğu gibi ÇED kararını iptal ederek bölgenin toprağını, suyunu, sağlığını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını koruması olduğunu vurguladılar.

Duruşma sonrasında Elbistan Belediye Başkanı Erkan Gürbüz ile TTB ve Greenpeace Türkiye temsilcileri yaptıkları açıklamalarda şu değerlendirmelere yer verdi:

“Bu karar, sağlık hakkı için iptal edilmeli”

Türk Tabipleri Birliği: 

“Türk Tabipleri Birliği olarak bugün duruşmada da ifade ettiğimiz üzere, Afşin Elbistan bölgesi uzun yıllardır kömürlü santrallerin yarattığı ağır çevresel ve sağlık yüküyle karşı karşıyadır. Hava kirliliği, su ve toprakta biriken sağlığa zarar verici kirleticiler bölge halkının yaşamını doğrudan etkilemekte; özellikle solunum yolu hastalıkları ve kanser vakalarında ciddi artışlara yol açmaktadır. Halk sağlığını ve sağlık hakkını korumakla ve savunmakla yükümlü bir meslek örgütü olarak, sağlığın yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmadığını; çevresel risklerin önlenmesinin de temel bir yükümlülük olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, halk sağlığını tehdit eden ve bilimsel olarak riskleri ortaya konmuş bu tür projelerin sürdürülmesinin kabul edilebilir olmadığı açıktır. Bu kapsamda Çelikler Afşin Elbistan A Termik Santrali için ek ünitelere verilen onayın iptal edilmesi gerekmekte olup; sağlık hakkını korunması için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğimizi ifade etmek isteriz.”

Bölgenin geleceği temiz ve yenilenebilir enerjide

Elbistan Belediye Başkanı Erkan Gürbüz: 

“Elbistan Belediyesi olarak bölgemizin çevresinin, doğal kaynaklarının ve halk sağlığının korunması adına bu hukuki süreci yakından takip ediyoruz. Mahkemenin projeyi iptal etmesi hâlinde Türkiye’de planlama aşamasındaki yeni kömürlü termik santral projeleri sona erecek ve bu karar, ülkemizin enerji politikaları açısından önemli bir dönüm noktası olacaktır. Yaklaşık 40 yıldır kömürlü termik santrallerin çevresel ve sağlık üzerindeki olumsuz etkileriyle yaşayan bölge halkı, yeni bir santral yerine temiz ve sürdürülebilir enerji yatırımları talep etmektedir. Hâlihazırda faaliyet gösteren Afşin-Elbistan A ve B Termik Santralleri, sekiz ünitesi ve toplam 2.795 MW kurulu gücüyle bölge üzerinde ciddi bir çevresel yük oluşturmaktadır. Bilimsel çalışmalar, söz konusu santrallerin kuruluşlarından 2020 yılına kadar yaklaşık 17 bin 500 erken ölüme neden olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle bugün görülen dava yalnızca Afşin-Elbistan için değil; halk sağlığı, çevre ve gelecek nesillerin yaşam hakkı açısından da büyük önem taşımaktadır. Elbistan Belediyesi olarak vatandaşlarımızın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmaya ve ilçemizin geleceğini ilgilendiren her konuda hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

“Karar, Türkiye’nin iklim politikaları açısından dönüm noktası olabilir”

Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay:

“Afşin ve Elbistan halkı 40 yılı aşkın süredir kömürün gölgesinde yaşamını sürdürüyor. Bölgedeki doktorlar, Afşin ve Elbistanlıları ciğerlerinden tanıyor. Bölgede bulunan santraller 17.500 kişinin erken ölümüne neden oldu. Planlanan ek üniteler hayata geçirilirse bu sayıya 2.200 kişi daha eklenecek. Bu zararlar insan sağlığı ile de sınırlı değil, bölgenin su varlıklarından tarımına her şey bu kirlilik yükü altında eziliyor. Açtığımız ÇED iptali davasında hazırlanan bilirkişi raporları, bu ek ünitelerin yapılmasının kamuoyunun yararına olmadığını açıkça ortaya koydu. Planlanan bu genişleme, Türkiye’deki tek yeni termik santral projesi olmasının yanı sıra Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı’na (OECD) üye ülkeler arasında inşa edilmesi planlanan 5 termik santralden biri. Yani ömrünü doldurmuş kömürlü termik santrallerin son tutunma çabalarından. Bu proje ne Türkiye’nin iklim değişikliğini durdurmaya ilişkin verdiği taahhütleriyle ne de bu yıl başkanlığını yapacağı dünyanın en büyük iklim zirvesi olan COP31’deki iklim liderliği iddiasıyla uyuşuyor. Türkiye’nin gerçek bir iklim liderliği sergilemesi için atması gereken ilk adım, Afşin Elbistan A Termik Santrali’ne yapılması planlanan ek ünitelerin iptal edilmesi olmalı. ÇED iptali için görülen bu duruşma bu nedenle Türkiye’de kömürlü termik santrallerin geleceği adına tarihi bir duruşma oldu. Kararın da Türkiye’yi kömürden çıkışa yaklaştıracak tarihi bir karar olmasını umut ediyoruz.”

Dava hakkında

Kahramanmaraş’ta yaklaşık 40 yıldır faaliyet gösteren Afşin Elbistan A ve B Kömürlü Termik Santralleri, sekiz ünitesi ve toplam 2.795 MW kurulu gücüyle bölgenin en büyük sanayi tesisleri arasında yer alıyor. Bilimsel çalışmalara göre söz konusu santraller, kuruluşlarından 2020 yılına kadar geçen sürede yaklaşık 17 bin 500 erken ölüme neden oldu.

Afşin Elbistan A Kömürlü Termik santraline toplam 688 MW kapasiteye sahip iki ünite daha eklenmesi planlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 27 Aralık 2024’te yeni bir termik santral büyüklüğünde olan bu ek üniteler için “ÇED Olumlu” kararı verdi.

Kararın iptali istemiyle Elbistan ve  Nurhak Belediyeleri, TTB, TEMA Vakfı ve Greenpeace Türkiye bölge halkıyla birlikte dava açıldı. Eylül 2025’te hazırlanan bilirkişi raporunda projenin kamu yararı taşımadığı değerlendirilirken, Şubat 2026 tarihinde sunulan ikinci bilirkişi raporu da projenin uygun olmadığı yönündeki tespitleri teyit etti.

Detaylı bilgi için:

Mehmet Dalkanat, Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu, 0 542 320 24 84
Afşin Elbistan santrallerine dair fotoğraflara ulaşmak içintıklayın.