8 Haziran’da Almanya’nın Bonn kentinde başlayan Birleşmiş Milletler’in (BM) teknik müzakere süreci olan Bonn İklim Değişikliği Konferansı (SB64) 18 Haziran’da sona erdi.

Kasım ayında Türkiye’de gerçekleşecek COP31’de alınacak kararların ilk adımı olan konferansta fosil yakıtların aşamalı olarak kullanımdan kaldırılmasına ilişkin çelişkili sinyaller ortaya çıktı. İklim finansmanı konusunda ilerleme sağlanamadı. Konferans, fosil yakıtların aşamalı olarak kullanımdan kaldırılması, ormanların korunması ve iklim ile uyum finansmanı konusunda ilerleme sağlanması için gerekli adımlar atılamadan sona erdi.

Konferansı Bonn’da takip eden Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay,  müzakerelerde bazı temel adımlar atılmış olsa da iklim finansmanı, adaptasyon fonu ve azaltım konularında hayati önem taşıyan ilerlemelerin sağlanamadığına dikkat çekti.

“Oysa hızla tırmanan gerçek bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. Şu anda gezegenimiz, her iki saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde ormanı kaybediyor. Fosil yakıt üreten ülkeler sorumluluklarını yerine getirmek yerine müzakereler sırasında kritik öneme sahip olan ve gücünü bilimden alan 1,5 derece hedefini zayıflatmaya çalıştılar. Fakat bu siyasi tartışmaların gerçek dünyada yaşanan hayatta kalma mücadelesinden kopmasına izin vermeyeceğiz. Hedefle aramızdaki devasa açığı kapatmak için sıkı bir işbirliğine ihtiyacımız var.”

Bonn’daki önemli gelişmelerden biri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un COP31 Eylem Gündemini açıklaması oldu. Kurum, 10 maddelik Eylem Gündeminin bir parçası olarak “nihai enerji talebinin elektrikle karşılanan payını 2035 yılına kadar yüzde 35’e yükseltmeye” yönelik küresel hedefi duyurdu. Emel Türker Alpay şöyle konuştu:

“COP31 başkanlığı, elektrifikasyonu küresel gündeme taşıyarak bu sorunun boyutunun farkında olduğunu gösterdi. Ancak iklim değişikliğiyle mücadelede elektrifikasyonun gerçek bir vizyon haline gelmesi ancak fosil yakıtlardan adil bir çıkış ile gerçekleşebilir. Küresel liderlik kendi evinden başlar. Bu nedenle Türkiye için bu Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne yapılması planlanan ek üniteler projesini iptal edip yeni kömür termik santral yapmama taahhüdü vermek, kömürden çıkış tarihini ilan etmek ve kimseyi geriden bırakmayan bir fosil yakıtlardan adil çıkış planlaması yapılması anlamına geliyor. Türkiye’nin bunu gerçekleştirmek için hem tarihi fırsatı hem de sorumluluğu var. Hem uluslararası hem de ulusal anlamda iklim değişikliğiyle mücadelede doğru adımların atılması için mücadelemiz devam edecek.”