İsviçre’nin Davos kasabası gelecek hafta, siyasi liderleri, milyarderleri ve CEO’ları ağırlamaya hazırlanıyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında bir araya gelecek olan bu “elit” grup, her yıl olduğu gibi küresel sorunları, eşitsizliği ve elbette iklim krizini konuşacak.

Ancak Greenpeace Orta ve Doğu Avrupa ofisinin (CEE) yayınladığı yeni rapor “Davos in the Sky” (Gökyüzündeki Davos), bu toplantıların perde arkasındaki korkunç ikiyüzlülüğü ve gezegene maliyetini sayılarla ortaya koyuyor. Bu elitler süslü cümlelerle “dünyayı kurtarmaktan” bahsederken, gökyüzünde yaşananlar bambaşka bir hikaye anlatıyor.

Her 4 katılımcı için 1 özel jet uçuşu!

Rapora göre, 2025 Dünya Ekonomik Forumu haftasında, Davos çevresindeki havalimanlarında tam 709 ek özel jet uçuşu tespit edildi. Bu sayı, Davos’a katılan yaklaşık her dört kişi için bir özel jet uçuşuna denk geliyor.

Veriler, durumun her yıl daha da kötüye gittiğini gösteriyor:

  • Özel jet trafiği, bir önceki yıla (2024) göre %10 artmış.
  • 2023 yılına kıyasla ise tam 3 katına çıkmış.

Katılımcı sayısı büyük ölçüde sabit kalırken özel jet kullanımındaki bu artış, zenginlerin Davos’u adeta bir “hava taksi durağına” çevirdiğini gösteriyor. Jetler sadece bir kez gidip gelmiyor; hafta boyunca defalarca inip kalkarak adeta servis hizmeti veriyor.

Bir uçuşta 7 kişinin yıllık emisyonu

Bu lüksün bedeli sadece para değil, gezegenin geleceği. Rapordan çarpıcı bir örnek bunu gözler önüne seriyor: Suudi Arabistan’dan Davos’a yapılan tek bir özel jet uçuşu, atmosfere 42 tondan fazla CO2 salıyor. Bu miktar, ortalama 7 Avrupalının bir yıl boyunca, tüm hayatını sürdürürken ürettiği toplam emisyona eşdeğer.

Bizler market alışverişini, elektrik faturasını, kesilen suları düşünürken; “iklim krizini de çözmek” iddiasıyla toplanan ultra zenginler, sadece bir toplantıya gitmek için bizim ömür boyu üreteceğimizden daha fazla karbonu saatler içinde atmosfere salıyor. Üstelik Greenpeace analizine göre, bu rotaların %70’i trenle kolayca gidilebilecek mesafede bulunuyor. Yani bu kirlilik bir zorunluluk değil, şımarık bir tercih.

Kirletene Ödet, Yükümü Hafiflet: Tam da bu yüzden!

Dahası Davos’taki bu tablo sadece münferit bir şımarıklığı ortaya koymuyor. Aksine, Eylül’den bu yana yürüttüğümüz “Kirletene ödet, yükümü hafiflet!” kampanyasında dikkat çektiğimiz sistematik adaletsizliği belirginleştiriyor.

Oxfam’ın paylaştığı sarsıcı verilere göre; dünyanın en zengin %1’i, 2026 yılı için kişi başına düşen adil karbon emisyonu payını henüz yılın ilk 10 gününde tüketti bile!

Biz ayın sonunu getirmeye, doğayı korumaya ve koca bir yılı “hayatta kalarak” geçirmeye çalışırken; kirleten zenginler daha Ocak ayının ortasını bile görmeden gezegenin “kaynaklarından” kendilerine düşen payı bitirdiler. Geriye kalan 355 gün boyunca havaya saldıkları her gram karbonla, sadece bizden değil aynı zamanda gelecekten de çalacaklar.

Dünyanın müşterek varlıklarını, zenginliklerinin “kaynağı” haline getirerek sorumsuzca tüketen, iklimi değiştiren, sosyal adaletsizliği derinleştiren bu aşırı zenginlik, yarattığı tahribatın bedelini ödemiyor.

Bizler en temel ihtiyaçlarımız üzerinden vergilendirilirken, maaşımız daha cebimize girmeden erirken, giderek artan sosyal baskılarla yüzleşirken; onlar lüks jetleri ve devasa karbon ayak izleriyle vergi cennetlerinde yaşamaya devam ediyor.

Onlar gökyüzünde keyif yaparken, biz yeryüzünde yangını söndürmekle uğraşıyoruz.

Davos’taki bu tablo, sadece bir çevre sorunu değil, küresel bir adalet sorunu. Zenginlerin kirlettiği, yoksulların ve orta sınıfın ise hem ekonomik hem de ekolojik bedelini ödediği bu düzen sürdürülemez. Küresel vergi kuralları kirletene bedel ödetecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Bunun için önümüzde tarihi bir fırsat var. Greenpeace olarak, Birleşmiş Milletler Vergi Sözleşmesi (UN Tax Convention) müzakerelerini destekliyor ve hükümetlere çağrıda bulunuyoruz: Aşırı zenginliğe ve lüks havacılığa küresel vergi kuralları getirilmeli. Özel jetler, “business class” uçuşlar ve gezegeni ateşe atan lüks tüketim, verdiği zararın bedelini ödemek zorunda.

Sen de bu adaletsizliğe “dur” demek istiyorsan, kirletenlerin bedel ödediği, yükün adil paylaşıldığı bir gelecek için kampanyaya katıl.

Greenpeace’in bağımsız ve cesur kampanyalar yürütmesini sağlayan tek güç sensin. Bağışınla sesimizi daha güçlü kıl, dünyanın geleceğine birlikte yön verelim!

Senin desteğinle daha güçlü, daha etkili ve daha cesuruz. Şimdi bize katıl!

Bağış Formu Yükleniyor…