Şubat ayında asgari ücret açlık sınırının gerisinde seyretti. Yağışlar zirveye çıkarken hava sıcaklığı rekor kırmayı sürdürdü. İklim dengesizliği mutfağı, vergi yükü cebi zorlarken; çözüm adil bütçe ve temiz enerjide.
Şubat ayı verileri, gelir ile yaşam maliyeti arasındaki makasın açılmaya devam ettiğini gösteriyor. Asgari ücretin, yılın henüz ikinci ayında açlık sınırının 4.290 TL gerisinde kalması ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) verilerine göre gıda enflasyonunun %6,74 gibi dikkat çekici bir seviyede gerçekleşmesi, özellikle dar gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlara ulaşımını giderek zorlaştırıyor.
Vergi gelirlerindeki dağılıma baktığımızda, geçici gelir vergisi dönemi nedeniyle dolaylı vergilerin (harcamalardan alınan payın) %46’ya gerilediğini ancak yapısal tablonun sürdüğünü anlıyoruz. Diğer yandan, devletin vazgeçtiği aylık ortalama 300 milyar TL’lik vergi gelirinin ne kadarının vatandaşı desteklemeye, ne kadarının ise emisyon yoğun endüstrilere ayrıldığının şeffaf olmaması önemli bir eksiklik. Güneş ve rüzgar gibi temiz enerjilerin üretimdeki payı %22’ye ulaşarak potansiyelini gösterirken; sistemin hala büyük ölçüde (%42) ithalata ve fosil yakıtlara dayanması, hem ekonomik dengeleri hem de yaşamsal değerleri olumsuz etkiliyor.
Bu durumun çevresel yansımalarını değişken hava olaylarında net bir şekilde gözlemliyoruz. Şubat ayında yağışların son 66 yılın zirvesine çıkarak kuraklığa karşı bir rahatlama sağlaması umut verici bir gelişme. Ancak aynı dönemin, normallerin 3.5 °C üzerinde seyrederek son 56 yılın en sıcak 3. Şubat ayı olarak kayıtlara geçmesi, iklimdeki dengesizliğin altını çiziyor. Yaşanan bu aşırı sıcaklıklar ve öngörülemez hava koşulları, tarımsal üretimi risk altına sokarak mutfağımıza yansıyan gıda enflasyonunu doğrudan besliyor.
Sonuç olarak, ekonomik sıkıntılar ve iklim değişikliği birbirini tetikleyen bir yapı sergiliyor. Kamu maliyesi politikalarının gözden geçirilerek vergi yükünün daha adil dağıtılması; kaynakların fosil yakıt bağımlılığı yerine temiz enerjiye, gıda güvenliğine ve toplumun refahına yönlendirilmesi bu süreçte kalıcı bir çözüm için elzem görünüyor.
Verilere yakından baktığımızda ise durum şu şekilde:
- Şubat ayında toplanan her 100 TL verginin 46 TL’si harcamalarımızdan kesildi.
- Devlet 2026 yılında, aylık ortalama 300 milyar TL kadar vergi gelirinden vazgeçti. Bunun ne kadarının asgari ücrete sağlanan vergi desteği, ne kadarının kirleten zenginlere teşvik olduğu ise bilinmiyor.
- Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (Türk-İş) göre Şubat ayında açlık sınırı 32.365 TL’ye ulaştı. 2026 yılı için belirlenen asgari ücret bu hesabın 4.290 TL, en düşük emekli aylığı ise 12.365 TL altında kaldı. Yani milyonlarca kişinin geliri, yılın ikinci ayında sadece karın doyurmak için gereken tutarın gerisinde kaldı.
- Tablo sadece bununla sınırlı değil. Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) %4,01 olarak hesapladığı aylık enflasyonu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) %2,96 olarak açıkladı. Aynı dönemde Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) verilerine göre gıda enflasyonu %6,74 ile bir kez daha zirveyi gördü. Tüm bunlar açıkça gösteriyor ki hayat pahalılığı artarken gelirimiz yerinde bile saymıyor, reel olarak azalıyor.
- Tüm bu ekonomik tabloya karşılık bu ay üretilen toplam elektrik içerisinde dışa bağımlı olduğumuz fosil yakıtlar, ithal kömür ve fosil gazın oranı %30, yerli kömürün oranı ise %12 oldu. Güneş ve rüzgarın oranı ise %22. Doğru yatırımlarla üretilebilecek ve hepimize fayda sağlayacak temiz enerji mümkünken, biz yine fosil yakıtlara para harcayıp, zehir soluduk.
- Türkiye genelinde Şubat ayında ortalama 136.8 mm yağış kaydedildi. Şubat ayı normalinin 59.8 mm (1991-2020) ve geçen yıl şubat ayı yağışının 40.0 mm olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu ay yağışlarda %100’den fazla artış gerçekleştiğini görüyoruz. Böylece 2026 Şubat ayında yağışlar Türkiye genelinde son 66 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
- Yağışlardaki artışla birlikte 2026 yılı Şubat ayı ortalama sıcaklığı 7.6 °C olarak ölçüldü. Bunu 1991-2020 arasındaki dönemdeki Şubat aylarının ortalama sıcaklığı olan 4.1 °C ile kıyasladığımızda normallerin 3.5 °C üzerinde gerçekleştiğini görüyoruz. Ay içindeki ortalama sıcaklıklar ülkenin çoğu kesiminde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Bu haliyle 2026 yılı Şubat ayı, son 56 yılın en sıcak üçüncü Şubat ayı olarak kayıtlara geçti.
Greenpeace destekçisi ol!
Greenpeace’in bağımsız ve cesur kampanyalar yürütmesini sağlayan tek güç sensin. Bağışınla sesimizi daha güçlü kıl, dünyanın geleceğine birlikte yön verelim!
Senin desteğinle daha güçlü, daha etkili ve daha cesuruz. Şimdi bize katıl!


