Başbakan Erdoğan’ın Moskova’ya giderek nükleer santral ihalesini karara bağlayacağını belirttiği açıklamadan sonra ikinci bir ihale 2010 programına girdi. Son olarak da Bakan Yıldız Akkuyu, Sinop ve başka yerlerle alakalı nükleer enerji çalışmalarının süreceğini belirtti. Peki geçen 2 yılda hiçbir temiz enerji politikası üretmeyen, arz güvenliğine yönelik çalışmayan hükümetin iş nükleer enerjiye geldiğinde dört koldan çalışmasının; elektrik zamlarının ve pahalı doğalgaz anlaşmalarının sebebini kim açıklayacak?
Greenpeace, tüm Akdeniz ekosistemi ve mavi yüzgeçli orkinoslar gibi kritik önemi olan canlıların geleceğinin korunmasına yönelik hazırladığı vizyon önerisini sundu.
Greenpeace ve Avrupa Yenilenebilir Enerji Birliği’nin (EREC) beraber hazırladığı Türkiye’nin ilk uzun vadeli ve iklim dostu enerji senaryosuna göre yenilenebilir enerjiler ve enerji verimliliğiyle hem ekonomiyi hem de iklimi korumak mümkün.
ICCAT (Uluslararası Atlantik Orkinoslarını Koruma Komisyonu) Bilimsel Komitesi, Atlantik mavi yüzgeçli orkinoslarının uluslararası ticaretinin yasaklanması için gerekli kriterlere uyduğuna karar verdi.
Greenpeace, hükümetin nükleer santral planlarını tarihin tozlu raflarına göndermek için harekete geçiyor. Hedef, nükleer masala inanmadığını ve geleceğini nükleer riskler ile karartmayı reddettiğini haykıracak 1 milyon insanı bir araya getirmek!
Greenpeace Akdeniz tarafından Türkiye’ye getirilen Aptallık Çağı (The Age of Stupid) filminin galası 5 Ekim Pazartesi akşamı BKM’de gerçekleşti. Sanat ve iş dünyasının önde gelen isimleri ve politikacıların katıldığı gecenin açılışını Yılmaz Erdoğan yaptı.
Türkiye’deki Facebook sayfamızı duyurmamızın üzerinden yaklaşık bir sene geçti. İlk haftalarda istisnasız her gün sayfamıza kaç yeni kişinin daha katıldığına bakıyorduk. Bir ayın sonunda 1000 kişiye ulaştığımızda yaşadığımız sevinci keşke size de gösterebilseydik.
Bir insanın başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri, bir deniz gözlüğüyle suya dalıp, hiçbir deniz canlısına rastlamamak olsa gerek. Tıpkı, karada sokağa çıkıp, hiçbir ağaca ve insana rastlamamak kadar ürkütücü bir şey bu. Bu Yunanistan’ın Arki Adaları'ndaki eski bir yanardağın gölet olmuş sularında yüzerken aklıma geldi. Büyük bir nefes alıp, dibe daldım. Ve şükür ki, orda beni bekleyen yosunlar, yosunlar arası gezinen turuncu balıklar ve ağzında tığ taşır gibi sivri bir burunla ilerleyen küçük balıklar vardı.
“Akdeniz’i Koruyoruz” turuna devam eden Rainbow Warrior’un Sığacık Körfezi’nden sonraki durağı Gökova Körfezi oldu. Geminin buraya geliş amacı ise Kemerköy Termik Santrali’ni protesto etmekti. İklim değişikliğini arttıran en büyük nedenlerden biri olan kömürlü termik santrallerine karşı olduğumuz için, burada bulunan termik santralin de, iklime ve Akdeniz’e karşı işlenmiş bir suç olduğunu belirten bir eylem gerçekleştirdik. Denizde açtığımız pankartlarla “kömürden kurtul!” ve “iklimi ve akdeniz’i kurtarın” mesajları verdik.