Türkiye’nin farklı kömür bölgelerinde mücadele veren sivil toplum temsilcileri ve yerel aktörler 25 Nisan’da Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde bir araya geldi. Greenpeace Türkiye olarak heyecanla katıldığımız bu önemli buluşma, tüm dünyanın dikkatinin çevrildiği Kolombiya’nın Santa Marta kentinde gerçekleşen Fosil Yakıtlardan Adil Çıkış Birinci Uluslararası Konferansı ile eş zamanlı olarak gerçekleşen küresel eylem haftası kapsamında hayata geçirildi.

Santa Marta Konferansı; hükümet temsilcilerini, uzmanları, yerli halkları, toplulukları, gençleri, akademiyi ve uluslararası kuruluşları bir araya getiriyor. Konferansın amacı; kararlı ülkeler, yerel yönetimler ve ilgili paydaşlardan oluşan bir koalisyonun fosil yakıtlardan kademeli çıkışı hayata geçirerek sürdürülebilir toplumlar ve ekonomiler için yol haritaları oluşturmasını ve bu süreci hızlandırmasını sağlamak.

Türkiye’nin dört bir yanından dayanışma

Elbistan’da bir araya gelerek bu önemli buluşmaya Türkiye’den güçlü bir ses verdik ve Türkiye’nin ev sahipliğini yapacağı COP31 öncesinde kömürden çıkış ve adil dönüşüm çağrısını yineledik. 

Buluşmamız sadece Elbistan ve Afşin ile sınırlı kalmadı; Muğla, Bursa, Bartın’dan gelen yerel mücadele temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları hem mücadelelerin son durumları hakkında bilgi paylaştı hem de COP31’e giden yolda mücadelelerimiz için olası fırsatlar ve atılabilecek adımlar değerlendirildi. 

Toplantıda konuşan Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanyaları Sorumlusu Emel Türkay Alpay Türkiye’nin uluslararası sorumluluğuna dikkat çekti:  “COP31’e ev sahipliğine hazırlanan Türkiye, kömür yatırımlarına son vererek ve kömür teşviklerini durdurarak fosil yakıtlardan adil ve kimseyi geride bırakmayan bir çıkış sürecine gireceğinin güçlü mesajını vermeli.”

Bartın Platformu’ndan Adnan Soylu kentlerine yapılması planlanan kömürlü termik santrale karşı mücadelelerini anlatırken “Projeye 2005 yılında başladılar ama büyük bir özveri ve dayanışma ile bugüne kadar kazma vurdurmadık. Toplumsal muhalefeti hukuksal muhalefete çevirdik. 27 davamız var. 22-23 tanesini kazandık. Mücadelemiz devam ediyor” dedi.

Bursa Su Kolektifi’nden Caner Gökbayrak termik santraller söz konusu olduğunda su varlıklarının kullanımının da bir sorun olduğunu söyledi. Santrallerin ve madenciliğin yarattığı kirlilik ve sağlık sorunlarının yanında su kullanımının ve kuraklığın bu noktada mücadelede işlenmesi gereken konulardan biri olduğunu dile getirdi. 

Muğla Çevre Platformu’ndan (MUÇEP) Kazım Yılmaz, bölgede bulunan termik santraller, kömür madenlerinin genişletilmesi ve acele kamulaştırmalara karşı sahada ve hukuki mücadelenin sürdüğünü belirtti. Yılmaz, bu mücadelede hukuksuz şekilde devam eden süreçlere karşı mücadele eden Esra Işık’ın  haksız tutukluluğuna değindi. COP31’e giden yolda çalışmaları devam eden Halkların İklim Zirvesi hakkında bilgi verdi. 

Elbistan Doğayı ve Yaşamı Koruma Platformu’ndan Fatih Özcan, Afşin-Elbistan Termik Santrali’ne kurulması planan C ve D ünitelerinin daha önce iptal ettirildiğini anlattı. Ek üniteler için mücadelenin sürdüğünü belirtti.

Adil ve temiz bir dönüşüme ihtiyacımız var

Toplantı sonrasında bölgedeki iki termik santralin de yakın komşusu olan Çoğulhan’da, Afşin-Elbistan A Termik Santrali önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. “Güle güle” tabelası arkamızda dururken “Kömürden adil geçiş şimdi!” pankartıyla bir araya geldik.

Çoğulhan kasabası 40 yılı aşkın süredir bölgede bulunan termik santrallerin gölgesinde neredeyse bir hayalet kasabaya dönüşmüş durumda. Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne ise iki yeni ünite yapılması projesi var ve projenin ÇED raporu onaylandı. 

Buluşmaya ev sahipliği yapan Afşin Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu’ndan Mehmet Dalkanat’ın sözleri, bölgedeki tahribatın ulaştığı boyutu gözler önüne serdi: “Biz Afşin–Elbistan’da yıllardır kömürün bedelini ödedik, çok şey kaybettik. Artık yeter diyoruz. Bu yüzden sadece burada değil, Türkiye’nin hiçbir yerinde yeni bir kömürlü termik santral istemiyoruz. Bu projeler yaşamı değil, yıkımı büyütüyor.”

Elbistan Belediye Başkan Yardımcısı Gülabi Eren de yerel yönetimin kararlı tutumunu şu sözlerle ifade etti: “Biz enerjiye karşı değiliz. Ancak kirli ve geleceğimizi tehdit eden enerjiye karşıyız. Kömürlü santrallerin yarattığı hava kirliliği ve sağlık riskleri bilimsel olarak ortada. Bölgemizin güneş ve rüzgâr gibi temiz enerji kaynakları açısından güçlü bir potansiyeli var. Bu nedenle halkımızın sağlığını tehdit eden bu projeyi kabul etmiyoruz.”

Afşin–Elbistan A Termik Santrali’ne yapılması planlanan iki ünite için verilen ÇED onayının iptaline karşı açılmış dört dava bulunuyor. Bu davalarda yerinde incelemeler yapan bilirkişi heyetinin verdiği iki rapor da projede kamu yararı bulunmadığını açıkça ifade ediyor.

Kömür bir hak ihlalidir: Acil taleplerimiz

Kömüre dair ulusal bir kömürden adil çıkış planlamasının olmaması COP31’ başkanlık yapacak Türkiye’nin hem iddialı başkanlık hedefleri hem de iklim hedefleri ile çelişiyor. Bölge halkının, yerel ekonomilerin ve bu sektörlerde çalışan işçilerin her gün yaşadığı zorluklar ortada. Bu nedenle buluşmanın ortak talepleri şu şekilde sıralandı: 

  • Başta Afşin-Elbistan A Termik Santrali için planlanan ek üniteler olmak üzere kömürlü termik santral projeleri ve maden izinleri iptal edilsin.
  • Kömürlü termik santraller acilen hayata geçirilecek bir plan dahilinde kademeli olarak kapatılsın.
  • Emekçiler için adil geçiş programları uygulansın.
  • Kömür arama ve genişletme faaliyetleri durdurulsun.
  • Kömür bölgelerinde ekolojik ve sağlık zararları onarılsın.
  • Kamu yararını ve bilimi esas alan enerji politikaları hayata geçirilsin.

COP31’de kömürden adil çıkış mümkün 

Elbistan’daki buluşma kömürlü termik santrallerin etkilerinin ülkenin dört bir yanında nasıl hissedildiğini gözler önüne serdi. Aynı günlerde Ankara’da maden işçileri hakları için direnirken kömürden adil çıkışın ne kadar acil olduğunu bir kez daha hatırladık.

COP31 başkanlığını üstlenen Türkiye’nin bu süreci tarihi bir fırsata çevirme şansı var. Kömürden adil çıkış için ilk adımı atmanın tam zamanı.

Greenpeace’in bağımsız ve cesur kampanyalar yürütmesini sağlayan tek güç sensin. Bağışınla sesimizi daha güçlü kıl, dünyanın geleceğine birlikte yön verelim!

Senin desteğinle daha güçlü, daha etkili ve daha cesuruz. Şimdi bize katıl!

Bağış Formu Yükleniyor…