22 Ocak 2026, İstanbul – Greenpeace Türkiye’nin ulusal sınırların ötesindeki doğal alanları koruma fırsatı sunan Küresel Okyanus Antlaşması’nın onaylanması için sürdürdüğü ve 10 binden fazla kişinin imza verdiği kampanyası kazanımla sonuçlandı. Türkiye, okyanusların korunmasına yönelik Küresel Okyanus Antlaşması’nı onayladı. Denizlerdeki biyoçeşitliliğin korunması için tarihi bir kazanım olan Antlaşma 17 Ocak’ta yürürlüğe girdi.
Greenpeace Türkiye, Türkiye’nin bu konuda sorumluluk üstlenmesini memnuniyetle karşıladığını belirtti. 2026’da COP’a ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin sadece imza atan değil, açık denizlerde bilimsel temelli koruma alanlarının oluşturulması ve uygulanması için çalışan bir ülke olmasını beklediğini ifade etti.
Haliç’ten gelen çağrı karşılık buldu

© Caner Özkan, Greenpeace
Eylül 2023’te Birleşmiş Milletler’e üye olan ülkelerden ilk imzaları alan Küresel Okyanus Antlaşması’nın yürürlüğe girmesi iki yıldan uzun zamanı aldı. Greenpeace Türkiye, 2024’te Antlaşma’ya imza veren Türkiye’nin Antlaşma’yı onaylaması için başlattığı kampanya kapsamında Haliç’te “Okyanusları Koru” pankartı açarak Türkiye’yi Küresel Okyanus Antlaşması’nı onaylamaya çağırdı. İstanbul Boğazı’nda pixelstick çalışması yaparak, İstanbul Boğazı’nın gece manzarasında ortaya çıkan balinalar, yunuslar ve vatozlarla Küresel Okyanus Antlaşması’nın onaylanması çağrısını görünür kılmayı amaçladı. Türkiye, imzadan bir yıl sonra Antlaşma’nın TBMM’de uygun bulunması ve Cumhurbaşkanlığı onayıyla Resmi Gazete’de yayımlanması ile birlikte okyanusların korunması için atılan bu tarihi adımın parçası oldu.
Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, “Okyanuslar için yıllardır sürdürdüğümüz mücadelenin ardından Türkiye’nin Antlaşma’yı onaylaması önemli bir adım. Türkiye’nin bu konuda sorumluluk üstlenmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte Greenpeace olarak şunu hatırlatmak görevimiz: İmzalar tek başına okyanusları kurtarmaz. Antlaşma yürürlüğe girmesiyle asıl zorlu süreç başlamış oldu. 2026’da COP’a ev sahipliği de yapacak olan Türkiye’den beklentimiz; sadece imza atan değil, açık denizlerde bilimsel temelli koruma alanlarının oluşturulması ve uygulanması için çalışan bir ülke olması” diye konuştu.
Antlaşma’nın yürürlüğe girmesi dünya çapında kutlandı

© Juan Carlo Anacta / Greenpeace
2026’nın ilk günlerinde yürürlüğe giren Antlaşma, Paris Anlaşması’ndan bu yana en önemli çevre mevzuatı olma özelliği taşıyor. Şu anda açık denizlerin %0,9’u tamamen veya yüksek düzeyde korunuyor. Antlaşma, 2030’a dek okyanusların en az %30’unu koruma altına almayı tanımlayan 30×30 hedefine ulaşmanın önemli bir aracı.
Küresel Okyanus Antlaşması, ilk kez açık denizlerde koruma alanlarının oluşmasını sağlayacak. Bu koruma alanları iklim krizini hafifletmeye, biyolojik çeşitliliğin yok olmasını durdurmaya ve okyanusa bağımlı milyarlarca insanın gıda güvenliğini korumaya yardımcı olacak.
Küresel Okyanus Antlaşması’nın resmi olarak yürürlüğe girmesi, dünya çapında sanatçılar tarafından sokak sanatıyla kutlandı. Yirmi yıllık kampanyanın ardından gelen başarıyı kutlamak için Greenpeace tarafından koordine edilen bu küresel eylem, 30×30 hedefine ulaşmak için geri sayımın başladığına da işaret etti.
Editöre notlar:
- Antlaşmanın tam adı: Ulusal Yetki Alanları Dışında Kalan Denizlerdeki Biyoçeşitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımına Dair Antlaşma (BBNJ Antlaşması)
- Greenpeace Türkiye’nin konuyla ilgili kampanya sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
Detaylı Bilgi için
Berkan Özyer, Greenpeace Türkiye Direktörü, [email protected]Beyza Kural, Greenpeace Türkiye İletişim Sorumlusu, [email protected]


