İşte kömürün tozundan okyanusların derinliğine, soframızdaki gıdadan soluduğumuz havaya kadar verdiğimiz mücadele ile 2025’te başardıklarımız.
2025 yılını geride bırakırken umudu, mücadeleyi, birlikte hareket etmenin sonuçlar yarattığını gösteren anları tekrar hatırlayalım istiyoruz.
Zor geçen bir yılda her şeye rağmen imkansız görünen davaları kazandığımız ve sınırları aşan bir dayanışma sergilediğimiz bir tablo görüyoruz.
Greenpeace Türkiye olarak, sizlerin desteğiyle imza attığımız 2025 yılının dönüm noktalarını bir araya getirdik.
İşte kömürün tozundan okyanusların derinliğine, soframızdaki gıdadan soluduğumuz havaya kadar verdiğimiz mücadelenin özeti:
Afşin-Elbistan’da Termik Santrale Yer Yok
Kahramanmaraş’taki Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne yapılması planlanan iki yeni ünitenin iptali için başladığımız Afşin-Elbistan’da Yeni Bir Santrale Yer Yok” kampanyamıza devam ettik. Hazırladığımız raporla adil dönüşümün mümkün olduğunu ortaya koyduk.
Hukuki süreçte kazanımlar elde ettik. Verilen olumlu ÇED raporunun iptali için açtığımız davada davada bilirkişi raporu ek ünitelerin kamu yararı olmadığına karar verdi. Rapora göre ÇED raporu halk sağlığı risklerini yeteri kadar değerlendirilmedi. Yöre halkının geçim kaynakları, yaşam biçimi ve kültürel değerleri ciddi düzeyde tehdit altında. Bilirkişi raporunda ÇED çevre, orman, ziraat, maden, jeoloji ve hidrojeoloji mühendislikleri ile sosyoloji uzmanlık alanı yönünden uygun olmadığı belirtilerek hazırlanan ÇED raporunun olumlu görülemeyeceği ifade edildi.
Greenpeace aktivistleri COP30 için Brazilya Belém’de bulunan Rainbow Warrior gemisinden “Afşin-Elbistan’da yeni bir termik santrale yer yok” yazılı pankart açarak kampanyamızı dünyaya duyurdu.
Emisyon verilerinin açıklanması talebiyle açtığımız davada da mahkeme, verilerin açıklanması gerektiğini belirtti. Mevcut ünitelerin çevre izinlerinin iptali için açtığımız davada bilirkişi keşfi 2026’nın ilk ayında yapılacak. Afşin ve Elbistan sakinleriyle birlikte termik santrale karşı mücadelemiz sürecek.
Küresel Okyanus Anlaşması çağrımız karşılık buldu
Küresel Okyanus Anlaşması 60 ülkenin onaylamasıyla birlikte yürürlüğe girdi. Haliç’te kanolarla, Boğaz’da derin deniz canlılarıyla yükselttiğimiz “Zaman daralıyor. Okyanus Antlaşması’nın onaylanması için harekete geç” çağrımız karşılık buldu.
Bu antlaşma, ulusal sınırların ötesindeki doğa alanlarını korumak için eşsiz bir fırsat sunuyor.

Pestisitlere Karşı Mücadelemizde Kazanım
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın pestisit denetimlerini açıklaması talebiyle başlattığımız “Zehir etme: Pestisit analizleri açıklansın” kampanyamıza devam ettik. Kampanya kapsamında İstanbul’da beş zincir marketin mağazalarından ve farklı semt pazarlarından aldığımız 14 tür sebze ve meyveye ait 155 ayrı örneği, uluslararası akredite bir laboratuvarda incelettik. Analizler gıda mühendisi Dr. Bülent Şık’ın hazırladığı “Pestisitler ve Çocuklar-Çoklu Kalıntı, PFAS ve Gelişimsel Toksisite” başlıklı raporumuzda değerlendirildi. Sonuçlar dikkat çekiciydi; analiz edilen her 3 gıdadan 1’inde mevzuata uygunsuzluk tespit edildi.
Tarım ve Orman Bakanlığı, raporumuza karşılık denetimleri artırdığını açıkladı.
Kampanyamıza imza verenlerin sayısı 50 bini aştıktan hemen sonra analizlerin kamuoyuyla açıklanması amacıyla yaptığımız bilgi edinme başvurusunun reddine karşı açtığımız davayı ise kazandık. Mahkeme, pestisit kalıntı sonuçlarının gizlenmesini hukuka aykırı bularak işlemin iptaline hükmetti.
Vergi ve İklim Adaleti için Seslendik: Kirletene ödet, Yükümü Hafiflet
Çevreyi kirleten sektörlere uygulanan teşvik ve indirimlerden vazgeçilerek bu bütçenin iklim adaletine harcanması çağrısında bulunduğumuz “Kirletene Ödet, Yükümü Hafiflet” kampanyasını başlattık.

Hazırladığımız “Türkiye’de Vergi ve İklim Adaleti” başlıklı raporumuzda yer alan kamuoyu araştırmasına katılanların yüzde 72’si Türkiye’de mevcut vergi sisteminin adil olmadığını düşünüyordu. Bununla birlikte yüzde 80’i iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini engelleme amacıyla zenginlerden ve şirketlerden daha yüksek vergi alınması gerektiği görüşünü destekliyordu.
2026 Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi’nde iklim ve çevreye ayrılan kaynağın azaldığına dikkat çektik ve Soma Kömürlü Termik Santrali önünden bütçenin vergi ve iklim adaletini sağlayacak adımları içermesi çağrısı yaptık.
Plastik gönderiminin son bulması çağrımız sürüyor
Türkiye’nin plastik atık gönderilen ülkeler arasında ilk sırada olmasına karşı sürdürdüğümüz “Vize yok: Türkiye’ye plastik atık gönderimi son bulsun” çağrımız devam etti.
Geri dönüşüm iddiasının teknik ve ekonomik olarak karşılığının bulunmadığını belgeleyen .
Greenpeace ABD ofisinin yayınladığı “Plastic Merchants of Myth” (Plastik Efsane Tüccarları) raporu ile ABD’de plastik geri dönüşüm oranı %5’e kadar düşerken, geri kalan atıkların akıbetinin Türkiye gibi ülkeleri doğrudan tehdit ettiğine dikkat çektik.
Greenpeace destekçisi ol!
Greenpeace’in bağımsız ve cesur kampanyalar yürütmesini sağlayan tek güç sensin. Bağışınla sesimizi daha güçlü kıl, dünyanın geleceğine birlikte yön verelim!
Senin desteğinle daha güçlü, daha etkili ve daha cesuruz. Şimdi bize katıl!