Ulusal sınırların ötesindeki doğal alanları koruma fırsatı sunan Küresel Okyanus Antlaşması’nın onaylanması için sürdürdüğümüz ve 10 binden fazla kişinin imza verdiği kampanyamız kazanımla sonuçlandı: Türkiye, okyanusların korunmasına yönelik Küresel Okyanus Antlaşması’nı onayladı.

Denizlerdeki biyoçeşitliliğin korunması için tarihi bir kazanım olan Antlaşma 17 Ocak’ta yürürlüğe girdi. 

2026’da COP’a ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin sadece imza atan değil, açık denizlerde bilimsel temelli koruma alanlarının oluşturulması ve uygulanması için çalışan bir ülke olmasını bekliyoruz.

Haliç’ten gelen çağrı karşılık buldu

© Caner Özkan, Greenpeace

Eylül 2023’te Birleşmiş Milletler’e üye olan ülkelerden ilk imzaları alan Küresel Okyanus Antlaşması’nın yürürlüğe girmesi iki yıldan uzun zamanı aldı. 2024’te Antlaşma’ya imza veren Türkiye’nin Antlaşma’yı onaylaması için başlattığımız kampanya kapsamında Haliç’te “Okyanusları Koru” pankartı açarak Türkiye’yi Küresel Okyanus Antlaşması’nı onaylamaya çağırmıştık.

Türkiye, imzadan bir yıl sonra Antlaşma’nın TBMM’de uygun bulunması ve Cumhurbaşkanlığı onayıyla Resmi Gazete’de yayımlanması ile birlikte okyanusların korunması için atılan bu tarihi adımın parçası oldu.

Okyanuslar için yıllardır sürdürdüğümüz mücadelenin ardından Türkiye’nin Antlaşma’yı onaylaması önemli bir adım. Türkiye’nin bu konuda sorumluluk üstlenmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte Greenpeace olarak şunu hatırlatmak görevimiz: İmzalar tek başına okyanusları kurtarmaz. Antlaşma yürürlüğe girmesiyle asıl zorlu süreç başlamış oldu. 2026’da COP’a ev sahipliği de yapacak olan Türkiye’den beklentimiz; sadece imza atan değil, açık denizlerde bilimsel temelli koruma alanlarının oluşturulması ve uygulanması için çalışan bir ülke olması.

Antlaşma’nın yürürlüğe girmesi dünya çapında kutlandı

© Juan Carlo Anacta / Greenpeac

2026’nın ilk günlerinde yürürlüğe giren Antlaşma, Paris Anlaşması’ndan bu yana en önemli çevre mevzuatı olma özelliği taşıyor.  Şu anda açık denizlerin %0,9’u tamamen veya yüksek düzeyde korunuyor. Antlaşma, 2030’a dek okyanusların en az %30’unu koruma altına almayı tanımlayan 30×30 hedefine ulaşmanın önemli bir aracı. 

Küresel Okyanus Antlaşması, ilk kez açık denizlerde koruma alanlarının oluşmasını sağlayacak. Bu koruma alanları iklim krizini hafifletmeye, biyolojik çeşitliliğin yok olmasını durdurmaya ve okyanusa bağımlı milyarlarca insanın gıda güvenliğini korumaya yardımcı olacak.

Küresel Okyanus Antlaşması’nın resmi olarak yürürlüğe girmesi, dünya çapında sanatçılar tarafından sokak sanatıyla kutlandı. Yirmi yıllık kampanyanın ardından gelen başarıyı kutlamak için Greenpeace tarafından koordine edilen bu küresel eylem, 30×30 hedefine ulaşmak için geri sayımın başladığına da işaret etti.

Greenpeace’in bağımsız ve cesur kampanyalar yürütmesini sağlayan tek güç sensin. Bağışınla sesimizi daha güçlü kıl, dünyanın geleceğine birlikte yön verelim!

Senin desteğinle daha güçlü, daha etkili ve daha cesuruz. Şimdi bize katıl!

Bağış Formu Yükleniyor…