Eskişehir'in Alpu Ovası'na kurulmak istenen kömürlü termik santrale karşı sen de harekete geç, kampanyaya katıl.

Harekete Geç

Eskişehir Alpu Ovası’na kurulmak istenen kömürlü termik santralle ilgili çok sevindirici bir karar çıktı. Danıştay, Özelleştirme İdaresi’nin Eskişehir Alpu Ovası’nda kömürlü termik santral yapımını sağlayacak kömür rezervlerinin özelleştirme kararını iptal etti. 

Greenpeace’in Eskişehirlilerle birlikte santralin ÇED Olumlu Kararı’na karşı açtığı dava da bir an önce sonuçlanmalı ve proje iptal edilmeli.

Peki santralin bu kadar çok davaya konu olmasına giden süreç nasıl başlamıştı?

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, 2018 yılında Alpu-Tepebaşı ilçelerinde bulunan ve Türkiye Elektrik Üretim Anonim Şirketi’ne (EÜAŞ) ait kömür havzasına ait kömürle çalışacak bir termik santrali kurularak işletilmesi amacıyla ihale ilan etti. 

Bu ihaledeki işleyiş, Alpu-Tepebaşı kömür rezervlerindeki kömürü çıkarmak, bir termik santral kurup, santralden üretilecek elektriği ihalede belirlenecek sabit fiyat üzerinden yeniden devlete satmak. Bu formül, elektrik fiyatlarının çeşitli koşullara göre değiştiği bir dönemde, EÜAŞ’ın zarar etmesine bile neden olabilirdi.  

Kararın ardından, projeye ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararı, Çevre Düzeni Planı, acele kamulaştırma hakkında idari kararlar peşpeşe alınmaya başladı. Greenpeace ile birlikte dava açan, kuşaklardır Alpu Ovası’nda çiftçilik yapan çiftçi müvekkillerimin arazileri de aynı acele kamulaştırma kararı ile kamulaştırıldı. 

Greenpeace ve Eskişehirli çiftçiler adına açtığımız ÇED Olumlu kararı davasında, davamızın temel argümanı projenin hiçbir açıdan kamu yararı taşımadığıydı. 

KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLER VE KAMU YARARI 

Geçmiş yıllarda Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bir karar madencilik projelerine dair  önemli bir kamu yararı tartışması yapıyor. Mahkeme kararında, madencilik faaliyetinden gelecek kamu yararıyla, çevrenin korunması, ormanların korunması, insan sağlığının korunması gibi kamu yararlarının birbirleri ile çatıştığını ifade ediyor. 

Dolayısıyla, bir faaliyet hakkında karar verirken madencilik faaliyetinin getireceği kamu yararı ile diğer kamu yararları arasında dengenin hakkaniyete uygun olarak gözetilmesinin gerekliliğinin altını çiziyor. 

Bu kararın tarihi 1993. 2010’lu yıllarda elektrik üretim piyasasının özelleştirilmesi çalışmaları ile Türkiye’de birçok tarımsal alan ve orman, başta kömür yakıtlı termik santraller olmak üzere, enerji üretim projelerine açıldı. Bu dönem, Türkiye’de kamu yararı amacının, sağlıklı ve sürdürülebilir tarımsal üretim, çiftçi refahı, ormanların korunmasından çıkıp, agresif enerji üretim projelerini açıklayan ve mahkemelerin gözünde yasallaştıran bir kavram haline geldi. Yani hem kamu kurumlarınca hem de mahkemelerce kamu yararı artık “elektrik ihtiyacı” idi. 

ESKİŞEHİR’DE KAMU YARARI TARTIŞMASI 

Alpu Termik Santrali’ne dair ÇED ve acele kamulaştırma davalarımızda da Alpu-Tepebaşı kömür rezervinin bulunduğu bölgede tarımsal üretimin yüksek olması, üretilen gıdanın (tahıl grubu, sebzecilik, meyvecilik vb.) Türkiye’nin tarımsal ekonomi listesinin başında yer alması ve diğer olumsuz çevresel etkiler nedeniyle projenin hayata geçirilmesinde kamu yararının mevcut olmadığını açıkladık. 

Türkiye’de elektrik piyasasında, tükettiğimizin üzerinde üretim nedeni ile elektrik arz fazlası da değerlendirildiğinde, ortada termik santral projesi hakkında bir kamu yararı olmadığı da açık. 

Projenin hayata geçmesi için Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın başlattığı ihale süreci tam 7 kez ertelendi. Eskişehir Belediyesi tarafından, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın aldığı kömür rezerv alanları özelleştirme kararına karşı Danıştay’da açılan davada, dün akşam, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’ndan güzel haber geldi. 

Kararın gerekçesi kamu yararı açısından önemli bir tartışma açıyor: 

“Sonuç olarak termik santral kurulması amacıyla dava konusu işlemle özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın, Büyük Ova Koruma Alanı olarak belirlenmesi, Alpu Ovası içinde yer alması nedeniyle bölgenin en verimli tarım arazilerinin tarımsal bütünlüğünün bozulacağı, ÇED süreçlerinin tamamlanmadığından termik santralde tüketilecek su miktarı, oluşacak kül miktarı gibi unsurların insan sağlığı üzerinde doğuracağı olumsuz etkilerin de tam olarak ortaya konmaması sebebiyle”

Danıştay kararında, tarım, tarımsal arazilerin bütünlüğü, su, insan sağlığı gibi değerlerin kamu yararını oluşturduğuna dikkat çekiyor. 

Bu karar sonrası, mahkeme, aynı değerlere referans vererek ÇED Olumlu Kararı’nı iptal etmeli ve Eskişehir’de  termik santral değil, Alpu Ovası’nın tarımsal zenginliği korunmalı. 

Bu kararın ve Eskişehir’deki termik santral mücadelesinin sağlık krizi yaşadığımız, gıda krizinin ve iklim krizinin kapımızdan içeri girdiği bu günlerde, tarımın, çiftçiliğin, ormanların, insan sağlığının ve iklimin bir değer olarak tanınmasına vesile olmasını diliyoruz.

Av. Deniz Bayram
Greenpeace Akdeniz Program Direktörü