Single-Use Plastic Products in South Korea. © Greenpeace

Dünya Kovid-19 ile mücadele ederken petrol endüstrisi geçmişe nazaran daha fazla tek kullanımlık plastik üretimini teşvik ediyor. Kovid-19 sürecinde plastiğe dair neler bilmeliyiz?

Bu stresli dönemde lobici endüstriye değil, bilime kulak vermeliyiz. Petrol ve plastik endüstrisi, senin ve ailenin gıda, içecek ve diğer ürünleri plastiğe sarılı olarak kullandığında daha güvende olduğunu hissetmeni istiyor. Ama dünyanın her yerinden sağlık uzmanları, Kovid-19 salgını sürecinde yeniden kullanılabilir ürünlerin güvenle kullanılabileceği konusunda hemfikir. 

19 ülkeden yaklaşık 130 bilim insanı, akademisyen ve doktor, temel hijyen kurallarına uyulduğu sürece perakendecilerin ve tüketicilerin yeniden kullanılabilir sistemleri güvenle kullanabileceğine dair bir açıklamaya imza attı.  

Plastikten Kurtul Hareketi’nin üyeleri Greenpeace ABD ve UPSTREAM’in çağrısına katılan uzmanlar, su ve sabun gibi evde kullanılan temizlik ürünlerinin yeniden kullanılabilir fincan ve tabak ile kaplar gibi sert yüzeylerde etkili olduğuna dikkat çekti. 

Plastik, sağlık hizmeti uygulamalarında zaruri; ayrıca Kovid-19’a karşı çalışanları korumak için kişisel koruma ekipmanlarında plastiğin kullanılmasının birçok nedeni var. Ama kişisel koruma ekipmanı ile gıda ve diğer ürünlerin ambalajlanması arasında büyük bir fark var. Buna rağmen, petrol ve plastik endüstrisi, tek kullanımlık plastiği bu dönemde tekrar cazip göstermek için medyaya ve politikacılara mitler uydurup satıyor.

Kovid-19’un gelmesiyle plastik ambalajlarına dair bilmeniz gerekenler burada: 

Plastik ambalajların hijyenik olduğuna dair bir kanıt yok 

Medikal malzemelerden bahsetmiyorsanız, plastikler doğası gereği hijyenik değil. Hastalığa yol açan bakteriler ve virüsler her yere nüfuz edebilmek için pusuda bekliyor. Plastiğin içindeki üründe de olabilir, plastiğin kendisinde de. Plastiğin sihirli bir özelliği yok. 

Aslında New England Medical Journal’ın çalışmasına göre Kovid-19 plastik yüzeylerde 2-3 gün, kartonlarda ise 24 saat kalabiliyor.  

Sağlık uzmanlarının da katıldığı esas nokta şu ki; sebze, meyve ya da aldığın diğer plastiğe sarılmış ürünleri tüketmeden önce mutlaka güzelce yıkamalısın

Kovid-19’u gıdadan ya da paketten kapma ihtimalin çok düşük 

Kovid-19 daha çok insandan insana temasla geçiyor. ABD’deki Salgın Kontrol ve Önleme Merkezi, Kovid-19’u gıdadan ya da ambalajdan kapmanın çok düşük bir ihtimal olduğunu söylüyor. 

Bakkal ve süpermarketler, ürünlere temas ettiklerinde çok sıkı hijyen kurallarına uymalı; ürünleri düzgünce yıkamak ve/veya pişirmek onları güvenli hale getirmek için yeterli. 

Dünyada karantina başlamadan hemen önce, bazı kafeler ve kafe zincirleri yeniden kullanılabilir kupaları, kendi çalışanlarını korumak için kabul etmemeye başladı. Ama dünyanın her yerinden sağlık uzmanlarının imzaladığı açıklamada da söylendiği gibi yeniden kullanılabilir kupanı sıcak su ve sabunla ya da en ideali  bulaşık makinende güzelce yıkaman, herhangi bir virüsü ortadan kaldırmak ve kendi ve çalışanının sağlığını korumak için yeterli. 

Ayrıca temassız kahveye sahip olmak için kafeden kahveni kendi metal ya da seramik kupalarına koymalarını ve oradan kendi kupana aktarmanı talep edebilirsin. 

Aynı şey sebze-meyve poşetleri için de geçerli. ABD çapında bazı eyaletler meyve-sebze poşetlerini pandemi nedeniyle yasakladı. Ancak hızlı bir sıcak su yıkaması virüsleri ve hastalığa yol açan bakterileri kovmaya yeterli. 

O zaman yanlış bilgi nereden geliyor?

Petrol şirketleri ve plastik endüstrisi krizi kullanıyor

Kovid-19 krizinin ortasında petrokimya şirketleri plastik ürünlere yönelik protestolara karşı salgın krizini bir fırsat olarak kullanıyor. 

Dünya fosil yakıtlardan kurtulmaya çalışırken Shell, BP, Saudi Aramco ve Exxon gibi bazı büyük petrol şirketleri gelecekleri için anahtar role sahip plastiğe milyarlarca yatırım yapıyor. 

Şu anda plastik ve petrokimya endüstrisi, Kovid-19’u kendi ürün ve hizmetlerinin hayati olduğunu göstermek için kullanıyor ve hükümetlere daha güçsüz çevresel düzenlemeler için lobi yapıyor. 

Greenpeace ABD’nin yeni araştırması, plastikle ilgili yanıltıcı makaleleri destekleyen ve öne çıkaran insanlarla plastik endüstrisi ve petrol şirketleri arasında bağlantılar buldu. 

Avrupa plastik endüstrisi, halk sağlığı adına Avrupa Komisyonu’ndan bazı tek kullanımlık plastik ürünlerin yasaklamasına dair yasağı askıya almasını istediğinde komisyonun Başkan Vekilinin yanıtı “İnsanlar bana kişisel koruma ekipmanı olarak tek kullanımlık plastik yasağının kalkması gerektiğine dair yazdığında gerçekten bunu anlamlandıramıyorum. Çünkü gerçekten bir bağlantı yok” oldu. 

Plastik çevre ve düşük gelirli haklar için hala bir felaket 

Yakın geçmişte, dünyanın birçok yerinde plastik poşet, pipet, çatal-bıçak ve daha fazla birçok tek kullanımlık ürünlere dair yasakların konduğuna şahit olduk. 

Ama maalesef plastik kirliliği hala özellikle düşük gelirli halklar için çok büyük etkileri olan bir kriz. Plastiğin petrolün çıkarılmasından bertaraf edilmesine kadar olan tüm yaşam döngüsü çok tehlikeli. 

Her yıl milyarlarca ton plastiğin denizlere karışmasının yanında plastik üretimi ve bazı yerlerde plastiğin yakılması iklim değişikliğini tetikliyor. Plastiğin tüm yaşam döngüsü hesaba katıldığında 2050 yılına kadar petrolden üretilen plastik üretiminin, dünyanın kalan toplam karbon bütçesinin %12’sinden sorumlu olabileceği tahmin ediliyor. Bu oran 615 kömürlü termik santrale eşit ve bize plastiğin temiz ve gezegen için hijyenik olmadığını gösteriyor. 

Sorun çözülmüyor: Tearfund sivil toplum örgütünün bu yılki çalışması altı gelişmiş ülkedeki dört büyük küresel içecek devinin plastik atıklarıyla günde 83 futbol sahasını doldurabileceğini gösteriyor. 

Britanya gibi bazı ülkelerde yarattığımız plastik atıkların birçoğunun yolculuğu Malezya gibi ülkelerdeki vahşi depolama alanlarında son buluyor. Yerel halk, bunun bedelini plastiğin yakımından kaynaklanan solunum problemleri ve baş ağrısı gibi sağlık etkileri ile ödüyor. 

İçinde yaşadığımız bu krizde, kararlarımızı, tarih boyunca iyilikten öte kötülük getiren fosil yakıt ve plastik endüstrisinin değil, sağlık uzmanlarının tavsiyeleri doğrultusunda almalıyız. 

Yazan; Nina Schrank (Plastik Kampanya Sorumlusu, Greenpeace UK)