
Bu gezegende geçirdiğim kırk yıl içinde dördüncü savaşımı yaşıyorum.
Lübnan’da bulunan ailem, ben ve burada yaşayan herkesin karşılaştığı doğrudan etkilerin ötesinde, küresel düzeyde daha derin bir krizin ortaya çıkmasını izliyorum.
Manşetler giderek artan petrol ve gaz fiyatları ile piyasadaki dalgalanmalarla doluyor. Küresel ekonomi merkezi bir fosil kaynağa bağımlı olduğunda, füzeler sadece elektriği kesmek veya nakliyeyi aksatmakla kalmaz. Küresel istikrarın temellerini de sarsarlar.
Mevcut kriz, yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırmamız gerektiğinin trajik ve yadsınamaz bir kanıtı.
Dayanıklılık, bağımsızlık ve korunma için yenilenebilir enerji kaynakları
İşte; merkezi olmayan, yenilenebilir enerjiye dayalı bir geçişin yaşamı koruma ve ekonomik güvenlik için bir yol olmasının nedenleri:
- Şebekeyi güçlendirmek: Güneşi “havaya uçurmak” mümkün değil. Milyonlarca çatıda güneş panelinden oluşan merkezi olmayan bir ağı devre dışı bırakmak son derece zordur. Merkezi olmayan enerji, birkaç büyük ve savunmasız termik santrale kıyasla sabotaja karşı doğal olarak daha dayanıklıdır.
- Enerji bağımlılığının sona ermesi: Çatışmalar, ablukalara ve tedarik zincirinin çökmesine neden olur. Kendi güneş ve rüzgârından kendi enerjisini üreten bir ülke, kesintiye uğrayan nakliye yolları veya istikrarsız petrol piyasaları tarafından rehin tutulamaz.
- Ekonomik bağımsızlık: Fiyatlar yükselirken, ithal yakıtlara bağımlı ülkeler ciddi enflasyonla karşı karşıya kalıyor. Yerel yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş, savaş kaynaklı krizlere karşı bir “koruma” görevi görüyor ve ailelerin en savunmasız oldukları zamanlarda maliyetleri öngörülebilir tutuyor.
- Savunma olarak yerelleşme: “Tekil arıza noktaları”nı ortadan kaldırarak, ulusal elektrik şebekesi tehlikeye girse bile hastanelerin, okulların ve evlerin elektriğini kesintisiz olarak sürdürebilmesini sağlıyoruz.

Sadece enerji hedefi değil, güvenlik mecburiyeti
Uzun zamandır enerji bağımsızlığını savunuyoruz, ancak mevcut durum bunun “yeşil” bir lüks olmadığını kanıtlıyor. Bu stratejik bir gereklilik.
Yenilenebilir enerjiye geçiş genellikle bir iklim hedefi olarak çerçeveleniyor. Ancak istikrarın kırılgan olduğu bir bölgede, bu aynı zamanda bir güvenlik mecburiyeti.
Enerji sistemlerini, onlara ihtiyaç duyan insanlar kadar dayanıklı hale getirmeliyiz. Yenilenebilir enerji kaynakları bunu gerçekleştirmek için en iyi (ve çok ihtiyaç duyulan) yol.


